‘Türkiye’nin önünü tıkayacak şahıs ben olmayacağım’

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin olarak yaptığı açıklamada parlamenter sisteme geçişin önemli olduğuna vurgu yaparken, “Ben toz zerresi kadar kendim için plan yapmıyor, çalışmıyorum. Türkiye’nin önünü tıkayacak şahıs ben olmayacağım” diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin olarak yaptığı açıklamada parlamenter sisteme geçişin önemli olduğuna vurgu yaparken, “Ben toz zerresi kadar kendim için plan yapmıyor, çalışmıyorum. Türkiye’nin önünü tıkayacak şahıs ben olmayacağım. Egom, nefsim neyse adı önemli olmayacak” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın programına konuk oldu.

Akşener, eski bakan Erdoğan Bayraktar’ın 17-25 Aralık soruşturmasıyla ilgili “Dosyamdakiler doğrudur” çıkışına ilişkin olarak, “Biz Meclis’te bir soruşturma komisyonu tutup, hemen yüce divana gönderilmesini sağlayabilirsek eğer, Türkiye bir türlü unutamadığı bu travmadan kurtulur. Eğer bu arkadaşlar (Egemen Bağış, Muammer Güler, Erdoğan Bayraktar ve Zafer Çağlayan) suçsuz ise aklanıp geri dönerler” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili Küçükkaya’nın sorusuna da yanıt veren Akşener, Millet İttifakı’nın adayını merak edenin aslında Cumhur İttifakı olduğunu belirterek, “Çünkü bizim adayımız 13. Cumhurbaşkanı olacak. Çok merak ediyorlarsa seçim kararını hemen alsınlar biz de açıklayalım” ifadelerini kullandı. Akşener, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamayacağını savundu.

Akşener’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“(Erdoğan Bayraktar’ın açıklamaları) Önce Erdoğan Bayraktar bey ilk tapeler gündeme geldiğinde de NTV’ye bağlanıp açıklama yapmıştı. Eğer bir şey varsa Sayın Erdoğan’ın bilgisi dahilinde yaptığını ve istifa gerekiyorsa Erdoğan’ın istifa etmesi gerektiğini söylemişti.

Bayraktar’ın bu açıklamaya kadar AKP’yi gagalayan sözleri vardı. Bir vicdan isyanı olabilir. Dönemin “Hırsız” dediği görevliler ile adının bir anılmasını istemiyor ve görevi kötüye kullanmaktan değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Cemil Çiçek’in de Bayraktar’ın da önemli sözleri.

Biz Meclis’te bir soruşturma komisyonu tutup, hemen yüce divana gönderilmesini sağlayabilirsek eğer, Türkiye bir türlü unutamadığı bu travmadan kurtulur. Eğer bu arkadaşlar suçsuz ise aklanıp geri dönerler. O zaman yargıda FETÖ adamları var diye sorunları varsa bugün öyle bir sorunları yok. BU 4 kişinin yüce divana gönderilmesinde fayda. O dönem ortaya çıkan paralar, tapeler, o günkü gündem için söylüyorum. Bunlar unutulmaz. Bunun üzerine 5-10 maaşlı danışmanlar ortaya çıktığında Sayın Erdoğan’a faydası olur.

“EN AZINDAN YOLSUZLUK İÇİN ORTAYA BİR ŞEYLER KOYSUNLAR Kİ VATANDAŞIN YÜREĞİ SOĞUSUN”

3Y ile mücadele ile geldiler. Yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar. Hey Allah’ım… En azından yolsuzluk için ortaya bir şeyler koysunlar ki vatandaşın yüreği soğusun. AKP iktidara geldiği zaman dedi ki hakkında iddia isnat olan herkesi yargılayacağım dedi. Bizim vekilimiz eski Bayındırlık Bakanı Koray Aydın dahi Yüce Divan’da yargılandı ve beraat ettiler. Başka bakanlar da yargılandı orada.

Yolsuzluk iddiaları ki bunlar iftira da olabilir. Kimse o dönem bunlara itiraz etmedi. Kimse onlara itiraz etmedi. Yüce Divan’a gönderilen bütün insanlar yargılandılar, beraat ettiler. O dönem bu 4 bakana ne dendi istifa ettiler. Siyasi partilerde bu olur… O dönem Meclis Başkan Vekiliydim, Sayın Davutoğlu’nun Yüce Divan’ı istediğini çok iyi biliyorum. Bütün bunların neticesinde bu 4 arkadaşın Yüce Divan’a gitmesinin önünün açılması gerektiğini düşünüyorum.

Yolsuzluk olduğu iddialarıyla görevden alıyorlar bu arkadaşları aklanmış oluyorlar. En son Ticaret Bakanı Pekcan. Görevden alındı, kenara kondu iş bitti. Bunun bir de mahkeme tarafı var. Vatandaş bundan rahatsız oluyor.

“BAHÇELİ’NİN YOLSUZLUK HAFTASI TEKLİFİNİ DE GETİRSİNLER BİZ DESTEKLEMEYE HAZIRIZ”

AKP getirsin biz onay vereceğiz mecliste. Sayın Bahçeli’nin yolsuzluk haftası teklifini de getirsinler biz desteklemeye hazırız. Bir yolsuzlukla mücadele olsun. Yasaklar desek olanları görüyorsunuz. Sosyal medyaya kadar en son yasak geliyor. Yoksulluk desen; ben ilçe ilçe geziyorum vatandaşın halini görüyorum.

Ben her bakana şunu söylemişimdir; öncelikle gayri kanuni iş yapmayacaksınız, bürokrasiyi buna zorlamayacaksınız yaptığınız zaman günü gelir size döner. Çok hareketli bir dönemde İçişleri Bakanlığı yaptım. ANAVATAN ile DYP’nin çatıştığı bir dönemdi. Hakkında fezlekesi olmayan bir içişleri bakanı görevi yaptım.

İYİ Parti’nin FETÖ ile iltisakı olsa bizim kalmamız mümkün mü? Benim hakkımda 5 yıldır bir dava var, bir şey olsa beni çağırmazlar mı? Ben şimdi bununla uğraşacağım kimin işine yaradı bu?

“HAKARETLERİN ARDI ARKASI OLMUYOR, SONRA BU İKİ GENEL BAŞKANA BİR ŞEYLER OLUYOR, ÇAĞIRIYORLAR BİZİ”

Bir hakaretlerin ardı arkası olmuyor. Sonra bu iki genel başkana bir şeyler oluyor. Çağırıyorlar bizi. Olumlu cevap gelmeyince bir gün sonra yine aynı sert tutum. Sayın Erdoğan’da hakaret görmedim ama kurmayları olmadık şeyler söylüyor. Sonra yine bir bakıyorsun bir yerde yan yana geldiğimizde bir kibarlık. Şizofrenik bir tavır bu; şurada iyisin burada kötüsün. Şimdi ben kazma küreği aldım elime bakalım ne olacak. Aptalca bir şey.

(Celal Eren Çelik, Aylin Nazlıaka’ya saldırılar) Ben bir köyde büyüdüm. Köpeksiz köy bulup değneksiz gezme dedir buna. Ceza almayacağını, kraldan çok kralcı olanlar. Sayın Erdoğan’ın talimat verdiğine ilişkin bir şey söyleyemem ben. Benzeri saldırılarda, saldırganların serbest bırakıldığı, yargılanmadın yargının ayaklar altına alındığı bir dönemde bunların yaşanması da normal. Benzeri saldırılara maruz kalan kim varsa geçmiş olsun diliyorum. Saldıranların alkış aldığı bir durum var. Bunları Sayın Erdoğan’ın bildiğini sanmıyorum.

İşte bu tek adamın getirdiği sorun. Bütün bu olayların sorumluluğu Sayın Erdoğan’ın omuzuna yük oluyor. Erdoğan bir açıklama yapsa; hakim ve savcıları göreve çağırsa. Şu an kimsenin can güvenliği yok, şuradan çıktığımızda bile.

“SURİYELİLER CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANARAK PEYDER PEY GÖNDERİLECEK”

(Göçmen meselesi) 2016’da dünyada bu konuyla çalışan bir grubun verilerine göre 12 milyonun üzerinde göçmen var bunun yarısı 2016’da Türkiye’deydi. Pakistan’dan daha iler seviyedeyiz. Milleti oluşturan nüfusudur. Kevgire dönen sınırlardan, Suriye ile uygulanan ilginç politikadan. Körfez Savaşı sonrası 500 bin göçmen sınırlarımıza dayanıştı. Türkiye onları içeri almadı. Kamplar kurdu, onlar bir süre sonra memleketlerine döndü. Demografiniz değişir, yarın başka türlü hak isteyen grup problemleriniz olur. Bir diğeri de Topraktır. Siz vatanınıza kupon arazi muamelesi çekerseniz ormanlar da yanar şu da olur bu da olur. Ormanlar yanarken beceremedik diyemezsiniz, kabul görmez. 12 köy gezdim silme AKP’lilerdir. Söyledikleri şu; “Yaktırdılar, söndürmediler.” Daire üzerine vatandaşlık verdiler bu başka bir kriz. AB ülkeleriyle, Afgan, Suriyeli pazarlığı yapamazsınız. Bu sizin egemenliğinizi devretmeniz anlamına gelir. Bu ülkeye gelen bütün hükümetler, uyuşturucu ve göç meselesine hep dikkat etti. Bizimkiler hendek olma görevini muhtemelen para karşılığı üstlendiler.

Suriye’nin içişleri ile ilgili olarak biz taraf olduk. Mursi’de olduğumuz gibi. Duygusal bir dış politika problemi. Arkadaş, öbürü gelmiş, Sisi gelmiş onunla bütün ilişkilerinizi kesemezsiniz. Suriye’de de bu oldu. İç savaş geldi, herkes Türkiye’ye kaçtı. İç savaş sorunun çözülmesinde yardımcı olacaksın. Çözemedin mi sınırında… Bir bölge oluşturursun, ülkenin içini dağıtacağın bir sistem kuramazsınız. Kaldık mı şimdi baş başa. 100 bin Suriyelinin, tatil için gidip geldiği doğrulandı. Vatandaşlık meselesinde şaibeler var. Ne olup bittiğini vatandaşla muhalefetle paylaşacaksınız. Uluslararası bir destek gerekiyorsa biz de sizin yanınızda duralım. Bu insanları can güvenliği sağlanarak peyder pey gönderilecek.

“SAYIN ERDOĞAN’A SÖYLEDİM, SEN GİDEMİYORSAN DEVLET BENİ GÖREVLENDİRSİN”

Sayın Erdoğan’a söyledim, sen gidemiyorsan devlet beni görevlendirsin. Gidip ikna edecektim. Al kardeşim vatandaşlarını. Cumhurbaşkanlığını aldığımızda bunu yapacağız. Bu işin müsebbiplerini kenara koyup burada olan göçmenlerin hedef gösterilmesi yanlıştır. Dayak atlıyor gazetecilere, siyasetçilere; böyle bir sistemde… Bunları tutup getiren, yol açan sorumlular bizi yönetenler; cezanın oraya kesilmesi lazım. Bugün iktidarda bulunan arkadaşları seçmenimizin cezalandırması lazım.

“ENFLASYON DAHA YÜKSEK”

(Enflasyon rakamları) Biz aylık araştırma yapıyoruz. Açıklanandan daha yüksek. TÜİK’in ilginç sistemine rağmen bu seviyede çıktıysa eyvahlar olsun.

Biz enflasyonu, kayırmayı, kayıp kaçağı önleyeceğiz. Üretime, yatırıma gelmeden insanların günlük hayatını rahatlatırsınız. 65 milyar dolar Suriyelilere göçmenlere para harcandı. Bu para pandemide vatandaşa dağıtılsaydı, kişi başı 800 dolar para verilebilirdi.

“TOZ ZERRESİ KADAR KENDİM İÇİN ÇALIŞMIYORUM”

“Ben 24 Haziran seçimlerini yaşayıp oradan ders çıkarıp, 31 Mart projesi üzerinde Sayın Kılıçdaroğlu ile bir iddia ortaya koymuş bir siyasetçiyim. Sayın Erdoğan’la bir derdim yok, Sayın Kılıçdaroğlu’nun da düşmanı değil, ama bu ucube sistem Türkiye’nin düşmanı. Bu sistem düşmanı, dolayısıyla bu sistemin değişmesi lazım. Bizim iki alanlı bir sistemimiz var: 1- Cumhurbaşkanlığı’nı kazanmamız lazım parlamenter sisteme geçiş için. Burada Meral Akşener olarak ben şahsıma yönelik, toz zerresi kadar kendim için plan yapmıyor, ona yönelik çalışmıyorum. Türkiye’nin önünü tıkayacak şahıs ben olmayacağım. Egom, nefsim neyse adı onların hiçbiri benim için önemli ve etkili olmayacak. Bizim almamız gerekiyor, ona bağlı olarak da parlamenter sisteme geçişin takvimini Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Uysal ve Sayın Karamollaoğlu ile hâlâ birlikte gideceksek, 31 Mart’ta SP ile DP ayrı gitti, yeni kurulmuş partiler var; Sayın Babacan, Sayın Davutoğlu… Onların da partileri olacaksa birlikte o takvimi bağlamamız gerekiyor.

Sayın Kılıçdaroğlu acelesi yok diyor isim bildirmekle ilgili. İttifakı ve ilkeleri söylüyor, katılıyorum… Nİye bizim adayımız bu kadar merak ediliyor? Cumhur İttifakı merak ediyor… Çünkü bizim adayımız 13. Cumhurbaşkanı olacak. Cumhur İttifakı çok merak ediyorsa seçim kararını hemen alsınlar biz de açıklayalım.

“CUMHUR İTTİFAKI, CUMHURBAŞKANLIĞINI KAZANAMAYACAK”

“Cumhur İttifakı 2 ana parti, 2 de yardımcı parti diyelim… Destici işin içinde BBP ama Vatan Partisi biz iktidarız diyen bir genel başkana sahip. 4 siyasi partinin oluşturduğu Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanlığını kazanamayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir