Kılıçdaroğlu: Bizim adayımızı Millet İttifakı belirleyecek

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin soruya, “Bizim cumhurbaşkanı adayımızı Millet İttifakı belirleyecek” yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin soruya, “Bizim cumhurbaşkanı adayımızı Millet İttifakı belirleyecek” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, FOX TV’de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat’in programında konuştu. Bakanların rüşvet aldığı iddiası üzerine yürütülen 17-25 Aralık soruşturması sırasında istifa eden eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın  “Dosyamda ne varsa, hem tapeler hem teknik takip doğrudur hem de benim telefon konuşmalarım A’dan Z’ye kadar doğrudur”  açıklamalarını değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Söyledikleri 2013 yılındakinden söylediklerinde farklı değil aslında.Erdoğan Bayraktar’ın kızdığı nokta şu, beni diğer 3 bakanla yan yana koyuyorsunuz. Bir şey varsa ben görevi kötüye kullandım diyor, onlarınki rüşvet alma diyor.” dedi.

“HEM İKTİDARA HEM DE ERKEN SEÇİME HAZIRIZ”

Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

Hem iktidara hem de erken seçime hazırız. Böyle bir ortamda yaşanmaz. Haksızlık ediyoruz vatandaşımıza. Bu ortamı bitireceğiz. Sanıyorlar ki adalet bina ile gerçekleşiyor. Bugüne kadar FETÖ’nün siyasi ayağını neden ortaya çıkarmadınız?  Bütün ayakları ortaya çıktı, nerede bunun siyasi ayağı. Neden Bahçeli sormuyor? Devlet yönetilmiyor, devlet saraya mahkum edilmiş gibi. “Ben her şeyi yaparım” diyor.

“MÜLTECİLERE NİYE KIZALIM, MÜLTECİYİ BURAYA GETİRENE KIZACAKSIN”

Şöyle bir yanlışımız var. Türkiye’de yaşayan vatandaşlar olarak mültecilere kızıyoruz. Ben kızmıyorum. Mültecilere niye kızalım, mülteciyi buraya getirene kızacaksın. Kapıları açmışsınız, herkes burada. Savaşı başlatan, oradaki gerilimi tırmandıran, oraya destek veren de bir anlamda şimdiki iktidar. Sen sınırları açtın, mülteciler gelirse onları bir yerde toplarsın. Belli bir alanı çevirirsin burada kalırlar. Bunlar getirdiler Türkiye’nin her tarafına dağıttılar. Vatandaş bunlarla yüz yüze gelmeye başladı, bunlar dükkan açmaya başladılar. Olaylar çıktı, cinayetler oldu.

“KARDEŞİM SEN DEVLET DEĞİLSİN”

Afganistan’da bunlar baştan gittiler Biden’la görüşme yaptılar. Dışişleri Bakanlığı yok orada. “Ben varım Dışişleri bana bağlı” diyor. Kardeşim sen devlet değilsin. Ne görüştün arkadaş sen?

“İKTİDARA GELİRSEK SURİYE’DE SAVAŞIN BİTMESİ İÇİN HERKESLE GÖRÜŞECEĞİZ”

Afganistan’dan çıkacak 2 bin 500 km’den fazla yolu katedecek sonra sınırlarımızdan girecek. Hepsi cepheden yeni gelmiş gençler gibi. Kadın, çocuk yok. Türkiye için potansiyel tehlike. İtirazımız ve kamuoyunun desteğiyle vazgeçtiler, askerimizi geri çektiler.  Türkiye ve sınırlar yol geçen hanı değildir. İktidara geldiğimizde mültecileri ülkelerine göndereceğiz. Bunların kayıtları var, kayıt dışı olanlar da var.

İktidara gelirsek Suriye’de savaşın bitmesi için herkesle görüşeceğiz.” Biz bütün dünyayı izliyoruz. Devletten gizli neyi görüştün?  Bizim ayrıca dış politika danışma kurulumuz var. Biz Türkiye’nin dokularına sinmiş konuları çözmek istiyoruz.

“ERDOĞAN BAYRAKTAR DAHA ÖNCE BENZER BİR AÇIKLAMA YAPMIŞTI”

Erdoğan Bayraktar ilk açıklaması bu değil, daha önce de benzer bir açıklama yaptı. Erdoğan Bayraktar NTV’de, “Tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum, soruşturma dosyasında var olan imar planlarının büyük bölümü sayın Başbakan’ın talimatıyla yapıldı, Başbakan’ın istifa etmesi gerekir” diyor, aradan zaman geçti, kendisi istifa etti, görevden aldı. 3 bakanın görev değişikliği yapıldı. Yüce Divan’a göndermediler.  Söyledikleri 2013 yılındakinden söylediklerinde farklı değil aslında. Erdoğan’ın hâlâ sessizliğini koruması…   Bir kirlilik var ortada. Yüce Divan’a gönderirsen işin ucu sana kadar gelecek tehdidi yapıldı.  Diğerlerinin sözü.

“CEMİL ÇİÇEK’İN ‘BUNLARIN YÜCE DİVAN’A GİTMESİ GEREKİRDİ’ İFADESİNİ KULLANMASI SON DERECE DOĞRU”

Cemil Çiçek’in ‘Bunların Yüce Divan’a gitmesi gerekirdi’ ifadesini kullanması son derece doğru ve yerinde. Erdoğan Bayraktar’ın kızdığı nokta şu, beni diğer 3 bakanla yan yana koyuyorsunuz. Bir şey varsa ben görevi kötüye kullandım diyor, onlarınki rüşvet alma diyor.

“Bir ülkenin bir numaralı insanı mal varlığı dolayısıyla tehdit ediliyorsa o kişi o ülke için bir beka sorunudur”

Bir ülkenin bir numaralı insanı mal varlığı dolayısıyla tehdit ediliyorsa o kişi o ülke için bir beka sorunudur. Yolsuzluklar bir devleti içten içe çürütür. En tepedeki rüşvet alırsa aşağı kadar yansır. Venezuela’da 5 ton kokain yakalandı. Türkiye bağlantılı olduğu açıklandı, Türkiye’de bu konuda soruşturma olmadı. Mersin ve Derince Limanı’nda yine kokain yakalandı, savcılar soruşturma başlatılmadı. Devlette çürüme bakın hangi boyutlara ulaşıyor.” Bu uyuşturucu belli yerlerden geliyor zaten, o limanların kimlerin işlettiği belli. Meclis’in hiçbir işlevi yok.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ GÖRÜŞMELERİ

Sedat Peker yüzünden. Erdoğan’ın söylemediği laf kalmadı, onların da bize söylemediği laf kalmadı. Sedat Peker malum açıklamalar yapıyordu. İşin içinde olduğu için isim, yer, zaman veriyor. Aksi olsaydı kanıtlayan deliller olurdu.

Devlet şirket gibi yönetilmez. Siz bütün bunları yerle yeksan ediyorsunuz. Arap dünyasıyla yapılan kavgaya karşıyım. Herkesle kavgalı, bu Erdoğan’ın ayıbı.

Sedat Peker’i susturdular, görüntülü artık konuşamıyor. İşin o cephesini bilmiyorum.  İktidar kanadının büyük bir rahatsızlığı var, bütün kirli çamaşırları biliyor. Türkiye’de gündem oluyor. Devletin içinde çürümüşlüğün hangi boyutlara vardığını görüyorsunuz. Hâkime bakıyorsunuz, aranan kaçakçıyı serbest bırakıyor.

“SEZGİN BARAN KORKMAZ DAVASINI KİMSE ARAŞTIRAMAZ, UCU SİYASİLERE ULAŞACAK”

Sezgin Baran Korkmaz davasını kimse araştıramaz ucu siyasilere ulaşacak. Ucunun nereye ulaştığını üç aşağı beş yukarı hepimiz tahmin ediyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin İçişleri Bakanı, kalktı TV’de ‘Bir siyasetçi her ay 10 bin dolar rüşvet veriliyor’ dedi, savcılar harekete geçti mi? Savcıya vermedi. Bunu merak etmesi gereken Erdoğan’dı.

Çorum’da bir vatandaşın kendisine “İyiyiz, sakın çocuğuma dokunma. Hadi yürü yürü” sözleriyle tepki göstermesine ilişkin olarak Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

Kabahat bu kadında değil, o kadını bu pozisyona taşıyan siyaset anlayışında.  Bu ülkede beraber yaşıyoruz, beni sevmeyebilir. Böyle bir tepkiyi ortaya koyan siyasi atmosferi yaratan kişi bu işin sorumlusudur.  Kadının tepkisini anlayışla karşılarız. Gelen tepkileri zaten makul karşılamak zorundayız. Hangi gerekçeyle tepki gösterdiğini öğrenmek isterdim. Belki kadın haklıydı, hatamız varsa hatamızı düzeltirdik.

Devleti yöneten kişiler kibirden uzak olacak. Eleştiriden ders çıkarmayı bilmemiz lazım.  Kadın kabul ederse evine giderse evini ziyaret de ederim. Bu siyasi atmosfer böyle bir ortamı yaratıyor. Bu siyasi atmosferi yaratan da yukarıda oturan zat.”

“BİZ ASKERİMİZİN KANI ÜZERİNDEN PARA PAZARLIĞI YAPMAYIZ”

Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

Biz askerimizin kanı üzerinden para pazarlığı yapmayız.  Kimse bizi tehdit edemeyecek, biz tehditlere boyun eğmeyeceğiz.  Herkes onuruyla yaşayacak.

BÜYÜME RAKAMLARI

Ne büyüme ama! Bazıları büyüdü, bazıları hiç büyümedi. Dolarla devlete borç verenlerin geliri arttı. Altta vatandaşlar perişan.  Türkiye’de bu bataktan kesinlikle çıkaracağız.

“CUMHURBAŞKANI ADAYINI MİLLET İTTİFAKI BELİRLEYECEK”

Cumhurbaşkanlığı’nı kişiye indirgemek kadar yanlış bir şey yok. Önce şunu düşünmeliyiz, bu ülkeye nasıl bir cumhurbaşkanına ihtiyacı var? Önce kuralları koymalıyız. Temiz biri olacak, vatandaşlar arasından ayrım yapmayacak, nefsine hakim olacak, ‘güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmeyeceğiz’ demeyecek. Aday olacak kişinin devleti bilmesi gerek. Bilen bir insan kurumları geleneklerini bilir.  Bizim adayımızı ittifak belirleyecek. Bu konu erken bir konu.

Gençlere güzel müjdelerim olacak ama önümüzdeki günlerde.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir